Asos Ayvalık Bozcaada Turu 1. Gün
Tem 12Yıllık izni yememek için hafta sonuna sıkıştırabilinecek bir kültür turu seçmek mantıklı olsa gerek diyerek bu turu seçtim : “Asos Ayvalık Bozcaada Turu”
Öncelikle tura giderken firmaların sitelerinde gördüklerinizi iyice okumak gerekmiş. 4 gün 3 gece denen tur perşembe gecesi 10 da Dolmabahçeden otobüse binerek başladığından perşembe de bir gün sayılıyormuş. Neyse otobüsümüz Mercedes O403 pek de konforlu sayılmaz hele Travego lara alıştıkdan sonra.
Sabah saatlerinde Akçay Resort Hotel e vardık. Melek (kardeş), Feride (kuzen) ve ben aynı odada kalacağımız için bungalov verdiler. İki oda olduğundan rahattık lakin sivrisinek sorunu mevcuttu ve kovucu sprey almak zorunda kaldık. Kovucu spreyin iki versiyonu vardı kimyasal ve bitkisel; kimyasal 4 TL iken bitkisel 10 TL idi. Bitkisel olanı aldık hoş bir kokusu vardı, rahatsız etmedi ve sivri sineklerden de korudu. Yataklar orta kalite, yemekler gayet başarılı olmasına rağmen bence 4 yıldızı hakeden bir yer değil ama amaç otel tatili olmayıp kültür turu olduğundan çok da dert edilmemeli.
İlk gün Anı Tur’un anlaşmalı olduğu bir firmanın teknesi ile ayvalık turu yaptık. Bu teknedeki animatörler ‘bence’ felaketti
elinde mikrofon olan ve aynı zamanda da DJ lik yapan şahsın tekne halkı üzerindeki hakimiyeti gayet başarılı olsa da seçtiği müzikler felaketti. Müzikler deyince şunu belirtmeden geçemeyeceğim; tüm 4 gün boyunca gittiğimiz her yerde 4 parça kesin ve birden çok fazla kez çaldı. Bu parçalar : Fatih Ürek – Ade Ade, Yanarım Yanarım …, Evli Mutlu Çocuklu, Naptın Bize Gaynana diye tanımlayabileceğim müzikal olarak eksilerde gezmesine rağmen kitleleri coşturabildiğine hayretler ile şahit oldum
Tamam düğün dernek veya bol alkol sonrası mekan yıkma niyetine çalınabilinecek ve umarsızca tepinilesi parçalar ama yanlış hatırlamıyor isem bu bir ‘Kültür Turu’ idi
Rehbere yorumum şu oldu; ‘sanırım önce kültüre delicesine acıktırıp sonrasında vereceğiniz herşeyi insanlar havada kapsınlar diye bu şekilde bir plan yapıldı’
3 koyda yüzmek niyeti ile çıktığımız tekne turumuz hava muhalefeti ile sadece iki koya uğrayabilse de ve hatta ikinci koydaki su deli gibi soğuk olsa da yüzebildiğim kadar yüzdüm ve bu inadımı üşüyerek ödedim
Teknede verilen balıkların her ne kadar bölgenin meşhur ‘pafilia bişi’ denmesine rağmen karadeniz bölgemizin meşhur hamsisi olduğuna kafamı koyarım
Neyse en azından sınırsız balık yedik içtik.
Bu arada teknede yapılan oryantal yarışmasına selülit cenneti olan bacılarımın takdire şayan özgüvenleri ve bikinileri ile katılmalarını bir kez daha takdir ederken bunu yemekden sonraya bırakan animatörü de en içten sevgi saygılarımı bir daha göndermek isterim. Ayrı her parçada ve müzik türünde dans ederim iddaasında olan namı diğer selocanada dans kariyerimin nasıl bitmemesi gerektiğini gösterdiği için ayrıca teşekkür ederim
Teknemiz Ayvalık Cunda adasına demirledikten sonra rehberimiz bize hızlı bir Cunda turu yaptırdı. Buranın sakızlı dondurması ve ballı lokmasını mutlaka tatmalısınız. Dediğim gibi hızlı tur olduğundan sakızlı Türk Kahvesine zaman bulamadık ama olsun bir dahakine artık. Buradan otobüsümüze atlayarak Şeytanın ayak izini görmeye Şeytan Sofrası olarak anılan tepeye yol aldık.
Şeytan Sofrasının buraya zamanın yöneticileri tarafından turist çekmek için uydurulmuş bir isim olduğunu anlatan rehberimize burayı görünce hak verdim. Lakin turist çekmek için bu ismi uyduran yöneticiler her kim ise bunlara da ayrıca teşekkür etmek isterim. Çünkü mekanın manzarası resmen ağzımı açık bıraktı. Kesinlikle sevgili ile gidilesi güzel bir akşam yemeği yenesi bir yer. Hatta mümkün ise müziklerde ‘Love in Portofino’ tadında parçalar olur ise çok keyifli Salsa ve Tango lar yapılabilir. Gerisi size kalmış
Buradan otelimize geri döndük ve bol kardeş muhabbetinden sonra bir güzel uyku çektik.
























0 comments
Trackbacks/Pingbacks